Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26263 E. 2011/14731 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26263
KARAR NO : 2011/14731
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1. maddesi uyarınca 81 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 Türk lirasından 1.620 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilecek ceza çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından 1.630,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2010 tarihli ve 2009/1530-2010/114 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/09/2010 gün ve 2010/10631/56384 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2010 gün ve 2010/230365 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça konu 31/05/2009 tarihli, 2005119 numaralı 2.100,00 Türk lirası bedelli çekin 13/07/2009 tarihinde bankaya ibrazında karşılıksız kalması sebebiyle sanık hakkında 5941 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanunun 52/2. maddeleri uyarınca 1.630,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 2.100,00 Türk lirası bedelli çekin ödenmemesi halinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi dikkate alındığında 1 gün karşılığı 100 Türk lirası hesabıyla 21 gün hapis cezası olarak infazı gerekeceği, 5237 sayılı Kanun’un 52. maddesi esas alınarak gün para cezası hesabıyla hükmedilen 1.630,00 Türk lirası adlî para cezasının ödenmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince 81 gün hapis cezasına çevrilerek infaz edilmesinin sanığın aleyhine olacağı cihetle, suçun işlendiği tarih itibarıyla 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1. maddesinin sanık lehine olduğunun gözetilmemesindeisabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3167 sayılı Kanunun 16/1.maddesi uyarınca çek bedeli kadar (2100,00 TL) adli para cezasıyla cezalandırılacağı dikkate alınarak lehe yasanın 5941 Sayılı Kanun olduğu kabulüyle; anılan çekten dolayı muhatap bankanın o tarih itibariyle ödemekle yükümlü bulunduğu miktar düşülüp kalan (1630,00 TL) üzerinden 5941 sayılı Yasanın 5/1.maddesi ve 5237 sayılı Yasanın 52.maddesi uygulamasıyla neticeten tayin olunan (1630,00 TL) adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı kanunun 106/3.maddesi gereğince hapis cezasına çevrilerek infaz edilmesinin sanığın aleyhine olacağı, bu sebeple suçun işlendiği tarih itibariyle 3167 sayılı Kanunun 16/1.maddesinin sanık lehine olduğu düşüncesiyle kanun yararına bozmaya gelinmişse de;
Lehe kanun belirlenirken, infaz kanunları dikkate alınmadan, suç tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı kanunla sonradan yürürlüğe giren 5941 sayılı kanunun ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanması; infaz aşamasında ise 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince koşullu salıverme yönünden yeniden karşılaştırma yapılarak hükümlünün lehine olan infaz kanununun uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla;
Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2010 gün ve 2009/1530 esas 2010/76 sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.