YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26376
KARAR NO : 2011/9548
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/04/2011 tarihli ve 2010/12033 soruşturma, 2011/2134 esas, 2011/158 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2011 tarihli ve 2011/129 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2011 tarihli ve 2011/388 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.07.2011 gün ve 2011/258375 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2011 gün ve 258375 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hatay 1. Ağır Mahkemesince, suça konu sahteliği iddia edilen ilaç kupürleri ile firmadan temin edilen orijinal ilaç kupürleri karşılaştırılmak suretiyle, ilk bakışta sahteliğinin anlaşılıp anlaşılamayacağı hususunda bilirkişi raporu alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, mahkemenin takdirinde olan bilirkişi raporu alınması hususunun iade sebebi olamayacağı, kaldı ki, sahte olduğu iddia edilen ilaç kupürleri üzerinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yaptırılan muhakkik incelemesi sonucunda hazırlanan 27/02/2011 tarihli rapora göre, inceleme konusu “Seredite Discus 500” isimli ilaca ait 3 adet kupürün sahte olduğunun bildirildiği, yine yetkili firmanın yaptığı inceleme neticesinde 3 adet kupürün sahte olduğunun tespit edildiği nazara alındığında, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, gerek görüldüğünde mahkemesince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.05.2011 gün ve 2011/388 … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.