YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38984
KARAR NO : 2012/601
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kanun yolu bildiriminde, “..hükmün tebliğden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmek ya da bu hususta zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle hükmün temyizi kabil olmak üzere karar verildi.” denilmek suretiyle başvuru mercii “temyiz” ibaresinin belirtilmesi karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 07/12/2010 gün ve 2010/4-199 esas ve 2010/249 sayılı kararında vurgulandığı üzere daha önce yapılmış bir tebligat söz konusu olmayan adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı olarak gerekçeli karar tebliğ edilmesinin usule aykırı olması nedeniyle, sanık şirket müdafiinin temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A- Sanık… İlet. Sist. Paz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki hükmün incelenmesinde:
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun”un yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK’nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
B- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.