YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65415
KARAR NO : 2013/11117
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
12.07.2006 tarihli duruşmada hazır bulunan sanığa katılma istemine karşı diyeceği sorulmadan kamu davasına müdahale kararı verilmiş ise de; sonraki tarihli oturumları takip eden sanığın, anılan ara kararına açık bir itirazının bulunmadığı, esasen itiraz hakkının kovuşturma aşamasında kısıtlanmadığı kanaatine varıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi olarak … Rent a Car ünvanlı oto kiralama işyerini işletmekte olduğunu belirterek katılan bankanın Esenler şubesinde hesap açtıran sanığın, 25.05.2005 tarihinde “muhatap” olarak bu şubeye Societe Generale Bankasına ait 12.308 € (Avro) ve BNP Paribas Bankasına ait 13.497 € (Avro) meblağlı 2 adet suça konu çekleri ciro edip verdiği, bu çeklere karşılık sanığın hesabına sözkonusu miktarların 27.06.2005 tarihinde “alacak” olarak geçildiği, sanığın 28.06.2005 tarihinde 25.750 € (Avro) nakit olarak çektiği, böylece lehdarı yönünden tahrifatlı-sahte olan çek bedellerinin tahsil edilmesini sağlayarak haksız yarar sağladığı ve “nitelikli dolandırıcılık” ile “özel belgede sahtecilik” suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
1-Dosyada bulunan suça konu çekin yabancı bankaya ait “çizgili çek” olması karşısında suça konu çekle ilgili ödemelerin hangi usul ve esaslara tabi olduğunun Ticaret Hukuku öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenmesi, ödemeyi yapan Akbank A.Ş.nin (katılan) sözkonusu çeki ödeme noktasında sanık tarafından oluşturulup, yöneltilmiş hilenin ne olduğunun ortaya konulması, çekin sahibi olan banka yetkilileri ile çeki keşide eden …’in usulünce tanık sıfatıyla dinlenerek, çekin fiziken ilgili bankaya ait olup olmadığının, keşideci imzasının üzerinde yazılı düzenleyiciye ait bulunup bulunmadığının, çekin hangi ticari ilişki neticesi kime verildiğinin, çek bedelinin kendisi tarafından yazılıp yazılmadığının sorulup öğrenilmesi, sanığın sorgusunda adı geçen akrabası …’nın iddia ve savunma doğrultusunda usulünce tanık olarak dinlenmesi, çekin sanığa kendisi tarafından gönderilip gönderilmediğinin, gönderilmiş ise ne suretle gönderildiğinin, bu çekin hangi sebeple eline geçtiğinin ve sanığa gönderildiğinin tespit olunması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
2-Kabule göre de; T.T.K’nın 803 ve 804. maddelerinde çizgili çekin özel olarak düzenlenip tanımı yapılmış bulunmakla, resmi belge niteliğini haiz olduğu dikkate alınmadan “özel belge” kabul edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.