Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65439 E. 2013/9601 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65439
KARAR NO : 2013/9601
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık ve Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; aynı tarihte mağdure …ve katılan …’ye yanında kimliği belirlenemeyen bir şahısla birlikte yaklaşan sanığın, ayrı ayrı zaman dilimi ve mekanlarda “…bir yakınlarının vefat ettiğini, vasiyeti gereği miras kalan parasını içki içmeyen, namaz kılan fakirlere hayır amacıyla dağıtacaklarını…” onlara söyleyip, güvenlerini kazanmak amacıyla belli miktar nakit parayı ellerine vermeleri, bilahare onlardan dini inanç ve duygularını istismar ederek “…hayrının kabul olması için parayı dağıtacak kişinin bir kısım ziynet eşyalarının ve dağıtılacak paranın hocaya okutulması gerektiğini…” belirtip katılan …’den kolunda takılı olan bileziklerini asansör içinde alıp ona 4. katta beklemesini söyleyip kendileri 2. katta inerek para ve bileziklerle uzaklaşması, mağdure …dan ise ziynet eşyasını alamayacağını anlayınca verilen ve …nın elinde olan parayı alıp onun yanından ayrılması eylemlerinin sırasıyla “nitelikli dolandırıcılık” ve “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezaları alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, adli para cezalarının belirlenmelerine esas alınan temel gün birim sayılarının aynı gerekçeye dayanılarak alt sınırdan uzaklaşılıp belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2 nolu ana paragrafının 1.paragrafındaki “60”; 3.paragrafındaki “60 ve 1.200”; 4.paragrafındaki “1.200” rakamlarının ve 3’no.lu ana paragrafının 1.paragrafındaki “60”; 2.paragrafındaki “15”; 4.paragrafındaki “15 ve 300” ve 5.paragrafındaki “300” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “5 ve 100”; “100” ve “5”; “1”; “1 ve 20”; “20” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.