Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65577 E. 2013/9617 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65577
KARAR NO : 2013/9617
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, katılanın uğradığı zararı gidermediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (c) bendinde yazılı “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi “nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın katılanı arayarak görüşmek istediğini söylemesi üzerine bir çay bahçesinde buluştukları, sohbet sırasında sanık …’ın katılana bir arkadaşında 500’e yakın reşat altını olduğunu ve satmak istediğini söyleyerek “paran varsa alalım, tanesinde 10 TL karımız olur” dediği, katılanın “getirsinler görelim” cevabı üzerine sanık …’nin yanında birkaç kişi ile 28 adet numune altını getirip katılana verdiği, kuyumcuya gösterdiği altınların gerçek olduğunu öğrenen katılanın sanık …’a “getirsinler” tamamını alalım” demesi üzerine altınların tanesi 130 TL’den 25.000 TL karşılığı alınması hususunda anlaşmaya vardıktan sonra sanık … ve katılanın parkta buluştukları, sanık …’nin 25.000 TL’yi aldıktan sonra katılana altınların evde olduğunu söylemesi üzerine bir eve gittikleri, sanık …’nin eve girdikten sonra ortadan kaybolduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık …’nin tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediğine dair savunması karşısında gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından katılanın olaya ilişkin ayrıntılı olarak beyanının alınması, soruşturma aşamasındaki beyanında geçen… isimli şahıs ile sanık …’nin aynı kişiler olup olmadığı hususunun aydınlatılması, parayı verdiği şahsın sanık … olup olmadığı, sanık … ile söz konusu altınlar ile ilgili konuşup konuşmadığı ile sanık …’ın paranın verildiği sırada yanlarında bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.