YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65581
KARAR NO : 2013/9459
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında “07.06.2005-01.03.2006” olarak gösterilen suç tarihinin, maaşın en son çekildiği tarih olan “17.02.2006” olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, annesi olan ve katılan kurumdan emekli maaşı alan …nin 2005 yılı Mayıs ayında öldüğü halde, Nüfus Müdürlüğü’ne 01.03.2006 tarihinde öldüğünü bildirmek suretiyle, 07.06.2005-17.02.2006 tarihleri arasında, annesinin sağlığında aldığı vekaletnameyi kullanarak toplamda 5.130,87 TL maaşı bankadan çekmesi şeklindeki eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e-son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, hapis cezası alt sınırının 3 yıldan, adli para cezası miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağının belirtilmesi karşısında, temel cezanın 2 yıl hapis ve 100 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.