YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65628
KARAR NO : 2013/9531
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda;katılan …’ın, sanık …’in … yerinden almış olduğu malzemeler karşılığında verdiği 25/09/2004 ödeme tarihli 305 TL bedelli senedi 04/10/2004 tarihinde sanığın … yerinde çalışan …’a ödeyerek karşılığında imzalı makbuz aldığı halde, sanığın söz konusu senedi icra takibine koyduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; katılanın, sanığın … yerinden aldığı malzemeler karşılığında 25/09/2004 ödeme tarihli 305 TL bedelli, 25/10/2004 ödeme tarihli 305 TL bedelli ve 25/11/2004 ödeme tarihli 610 TL bedelli üç adet senet verdiği, dava konusu senedin ödeme tarihinin 25/09/2004, katılan tarafından yazılı belge olarak sunulan tahsilat makbuzu tarihinin ise 04/10/2004 olduğu, dolayısıyla tahsilat makbuzuna esas ödemenin, ödeme tarihleri tahsilat makbuzu tarihinden sonra olan 25/10/2004 ve 25/11/2004 tarihli senetlere ilişkin olamayacağı, kaldı ki 25/10/2004 ve 25/11/2004 tarihli senetlerin imza kısımlarının yırtılmış olarak katılan tarafından dosyaya ibraz edilmesi ve sanık tarafından bu iki senet bedelinin ödenmediğine yönelik bir iddia olmaması karşısında, 25/10/2004 ve 25/11/2004 tarihli senet bedelleri ile icra takibine konu olan 25/09/2004 tarihli senet bedelinin ödendiği anlaşılmakla; sanığın, bedelsiz kalan 25/09/2004 tarihli 305 TL bedelli senedi icra takibine koyması şeklindeki eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, tahsilat makbuzunun 04/10/2004 tarihli olması nedeniyle 25/10/2004 ve 25/11/2004 ödeme tarihli senetlere ilişkin olamayacağı, 25/09/2004 ödeme tarihli senedin ödendiğine dair yazılı delil teşkil ettiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.