Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65695 E. 2013/9205 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65695
KARAR NO : 2013/9205
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, sattığı deri malzemesi karşılığında … isimli kişiden suça konu çeki aldığı, daha sonra çeki akrabası …’a, bu kişinin …..’a, onun da ….. isimli kişilere ciro yoluyla ulaştırdığı, en son cirantanın çeki bankaya ibrazında çekin sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle banka tarafından mağdur …’e ödeme yapılmadığı, böylece sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, suça konu çeki…. numaralı telefonu kullanan ve Zeytinburnu…..Sitesi’nde bulunan … isimli kişiden aldığını, bu kişiyi 6 yıldır tanıdığını, alışveriş yaptığını, çekin kendisine verildiği sırada…..’ın, arkasını ciro ettiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan ettiğinden; adı geçen ve ilk ciranta olduğu belirtilen kişinin açık kimlik bilgileri ve adresinin araştırılarak sanığın iddialarının sorulması, verilen telefon numarasının kime ait olduğunun tespiti, sanıkla katılan arasında, belirtildiği şekilde bir alışveriş bulunup bulunmadığının belirlenmesi, çekteki yazı ve imzaların sanığın veya kimlik bilgileri tespit edilecek olan … isimli kişiye ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi için yeniden ekspertiz raporu alınması, suça konu çekin denetime olanak verecek şekilde dosyaya konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden; eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.