Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65707 E. 2013/10009 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65707
KARAR NO : 2013/10009
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kimliği tespit edilemeyen bir bayan ile birlikte Korkmaz isimli otele geldikleri… Hastanesine doktor olarak tayinlerinin çıktığını, üzerlerinde kimlik olmadığını söyleyerek ellerinde bulunan ve diplomaya benzer dahiliye uzmanı Ahmet Kapu, Jinekolog uzmanı… ibareli belgeleri göstererek otele kayıt yaptırdıkları, bir gece otelde kaldıkları ertesi gün resepsiyonda oturdukları sırada sanığın, resepsiyon görevlisi olan müştekiyi çağırarak, kendisinin telefonunun şarzının bittiğini söyleyip müştekiden suça konu Samsung D 600 marka siyah renkli cep telefonunu geçici süreliğine kullanmak üzere aldığı, elinde bulunan müştekinin telefonuna oranla daha ucuz olan NOKIA 3220 marka telefonu ise müştekiye verdiği, şahısların otelden çıktıkları ancak bir daha geri gelmedikleri ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; müştekinin, soruşturma aşamasında yaptırılan teşhiste kendisini dolandıran kişinin sanık olabileceğini söyleyerek ihtimal dahilinde konuştuğu bu teşhisin bu nedenle mahkumiyet için tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, telefon kayıtları konusunda sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığı bu nedenlerle sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; O Yer C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.