YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65774
KARAR NO : 2013/9666
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda sanığın yönetim memuru olarak görevlendirildiği… Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’na … Eğitim A.Ş tarafından kira, su ve elektrik giderleri için gönderilen toplam 14.000 Amerikan Dolarını görevi gereği bir tanesi de kendisinde bulunan anahtarı kullanmak suretiyle kasadan alıp ortadan kaybolduğu şeklinde gerçekleşen eylemde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunan hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan tayin olunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nun 51/2 maddesi uyarınca katılanın zararını karşılaması koşulu ile ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının ertelenmesi karşısında TCK’nun 53/1-c maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin hapis cezası ertelenen sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmeyerek TCK’nun 53/3 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nun 53/1-c maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.