YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65838
KARAR NO : 2013/9319
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müşteki …’in çalıştığı işyerine gelerek kendisini … ismiyle ve …’in sahibinin oğlu olarak tanıtarak bulaşık makinesi ve fırın sattığını söylediği, o sırada diğer müştekinin de bu iş yerine geldiği, müştekilerle fırın ve bulaşık makinesi alımı konusunda anlaşan sanığın müşteki …’den 400,00 TL, müşteki Nihal’den 4 adet çeyrek altın ve 100,00 TL aldığı, ancak bulaşık makinesi ve fırını teslim etmediği şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Müşteki …’nin paralarını hala alamadıklarını mahkemede alınan beyanında belirtmesi, diğer müştekinin de telefonundan ulaşamadık şeklindeki mahkeme beyanı karşısında tebliğnamedeki etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın tek bir eylem ile birden fazla müştekiye karşı dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin zincirleme şeklinde gerçekleştiği bu nedenle 5237 Sayılı TCK 157/1 ve 43/2 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı suç kabul edilerek fazla ceza tayini,
2-Sanığın tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın tekerrüre esas olmayan geçmiş hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildİ.