YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65855
KARAR NO : 2013/9240
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 12.03.2008’de şikayetçilerden …’ın işyerine gelerek kendisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlisi olarak tanıtıp, işyerinde sigortasız olarak çalıştırılan işçiler hakkında cezai işlem uygulayacağını söyledikten sonra işlem yapmama karşlığı olarak ondan 100 TL para aldığı, 14.03.2008 günü de müşteki …’nın işyerine gelerek yine kendisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlisi olarak tanıtıp sigortasız çalışan işçiler hakkında cezai işlem uygulayacağını söyledikten sonra aynı şekilde işlem yapmama karşılığı olarak ondan 500 TL istediği, bundan kuşkulanan müştekinin sanıktan habersiz olarak emniyet görevlilerini çağırdığı, emniyet görevlilerinin işyerine gelmesi sırasında sanığın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Denetim Grup görevlisi olarak kabulünü sağlayacak formları yırtarak çöpe attığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda; dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarının oluştuğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın müştekilere karşı eylemleri nedeniyle hüküm kurulurken müştekilerin isminin karıştırılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.