Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65965 E. 2013/9691 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65965
KARAR NO : 2013/9691
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, oturduğu ilçede bazı kişilerin pamuk ekimi yapmadığı halde, yapmış gibi sahte evraklar düzenleyerek destekleme pirimi almak için ilçe tarım müdürlüğüne başvurdukları, buna ilişkin tespitler sırasında bazı kişilerin yine tarlalarını sürdükleri duyumu üzerine, sanığa ait pamuk ekimi yaptığını beyan ettiği arazilerde C. Savcılığınca yapılan keşiflerde, bir kısım tarlalarda pamuk bitkisi kök ve sapları olduğu ancak, çoğu tarlada pamuk ekimi yapıldığına dair herhangi bir bulgunun olmadığının belirlenmesi üzerine sanığın 2009 yılında pamuk ekimi yapmadığı halde yapmış gibi evrak düzenleyip tarım müdürlüğüne başvurarak DGD ödemesinden yararlanmak suretiyle kamu kurumunu dolandırdığı ve resmi belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla dava açılmasına ilişkin olayda,
Dosyanın incelenmesinde, sanık ve müdafiinin, tanık Abdullah tarafından da doğrulanan savunması, soruşturma evrakı içeriği ve bilirkişi tespitlerinden, sanığın 2009 yılında ekimini yaptığı pamuğu eylül, ekim aylarında hasat ettikten sonra, ikinci ekilen ürüne zarar vermemesi için pamuk ekim artıklarını temizlediği, tarlanın sürüldüğü, nitekim tarım müdürlüğünün de artık bırakılmaması hususunda talimatı olduğu, buna karşılık C. Savcılığınca yapılan tespitlerin hasattan 4-5 ay sonra 03-04/04/2010 tarihlerinde yapılmasına ve nitekim bazı arazilerde de pamuk sap ve kökü gibi kalıntılara rastlanmış bulunması hususları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer olmayacak şekilde açığa çıkartılması açısından, ilçe tarım müdürlüğünden bu yerlerle ilgili evraklar, sanığın yaptığı pamuk üretimine ilişkin beyan ettiği arazilerde elde ettiği ürünün satışına dair evraklarla, önceki yıllara ait DGD bildirim evraklarının getirtilmesi, aynı yerlerle ilgili geçmiş yıllarda da beyanda bulunup bulunmadığı, ne kadar ödeme yapıldığı, bu yerlerle ilgili elektrik ve sulama harcamalarının ne kadar olduğu ve kim tarafından ödendiği, harcama belgeleri, aynı arazilerle ilgili başka kişilerin beyanda bulunup bulunmadığı ve varsa sanığın hangi parseller için fazladan DGD aldığı hususları ayrıntılı olarak belirlendikten sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri ile, hükme dayanak yapılan gerekçelerin denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.