YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66120
KARAR NO : 2012/45791
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 24.04.2012 gün ve 2011/6-410 esas 2012/170 karar sayılı kararında belirtildiği üzere 1412 sayılı CYUY’nın, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 310.maddesinde, temyiz isteminin yüze karşı verilen kararlarda hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde, beyanın tutanağa geçirilerek hâkime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtilmiştir.
5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddelerinde de hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı merci, başvuru yöntemi ve süresinin hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılık, anılan Yasanın 40.maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacaktır. Bu bildirimlerdeki temel amaç sujelerin başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
5271 sayılı CYY’nın 264.maddesinde ise, kabul edilebilir bir yasa yolu başvurusunda yasa yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu hâlde başvurunun yapıldığı merciince, başvurunun derhâl görevli ve yetkili mercie gönderilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kural olarak temyiz istemi süresinde verilen bir dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak bir beyanla hükmü veren mahkemeye yapılacaktır. Ancak süresinde olması koşuluyla, dilekçenin hükmü veren mahkeme dışındaki bir mahkemeye verilmesi veya istemde bulunulması ya da haklı nedenlerin varlığı halinde C.Savcılığına ya da bir başka mercie istemde bulunulması temyiz istemini geçersiz kılmayacak, bu durum mercide yanılgı kapsamında değerlendirilebilecek, dilekçenin verildiği veya istemin yapıldığı merci tarafından, istem veya dilekçe mahkemesine gönderilecektir.
Yine aynı şekilde istemin temyiz yerine itiraz olarak belirtilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilerek, başvuru sahibinin hakları korunacak, sürenin bildirilmemesi veya yanılgılı bildirilmesi halinde bunun ilgili taraf açısından bir yanılgı oluşturarak bir hakkın kullanılmasını engellemesi durumunda açıklamalı davetiye ile bu hususun tebliğinden sonra süreler işlemeye başlayacak, böylece olası hak kayıpları önlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan hükümde “…karara karşı 5271 sayılı CMK’nun 273.maddesi gereğince ilgili Yargıtay dairesinde temyiz incelemesinin yapılmasını 7 gün içerisinde mahkememize bir dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle isteyebilecekleri hususu açıkça okunup anlatıldı.” şeklinde yasa yolu bildiriminde bulunulmuş olup başka bir suçtan ceza evinde hükümlü olan sanığın CMK’nun 263.maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutuk evi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin açıklamanın yasa yolu bildiriminde yazılmamasının sanığın dilekçesinin hükümlü bulunduğu ceza evi aracılığı ile göndermiş olduğu da dikkate alındığında eksik bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılması engellenmemiştir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmadığından bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
Bu nedenlerle sanığın ceza evinde bulunduğu sırada verilen kararda sanığın ceza evinde tebliğ usulü olarak ceza evi katibine müracaatla temyiz itirazında bulabileceği yazılmadığından temyizin öğrenme üzerine ve süresinde kabulü ile temyiz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 10.02.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 18.02.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.