YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66129
KARAR NO : 2013/9927
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına karşı katılan … … tarafından yapılan itirazların incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250-2009/13 sayılı ve 07.04.2009 gün ve 2009/3-64-83 sayılı kararlarında açıklandığı üzere 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara aynı kanunun 231/12.maddesi gereğince itiraz yasa yolu açık olup, anılan kararının temyiz yeteneği bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan … … tarafından yapılan itirazın … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 03.03.2009 gün ve 2009/75 değişik iş sayılı karar ile red edilmiş olması ve CMK.nun 271/4.maddesi gereğince merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olması karşısında, bu konudaki itirazın REDDİNE,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanık … hakkında görevi ihmal suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ün evi terk eden ve sağlık karnesini orada bırakan eşi katılan … ‘e ait sağlık karnesi ile …Devlet Hastanesine müracat edip, eşinin sağlık karnesi ile göz doktoru sanık …’e muayene olarak, düzenlenen gözlük reçetesi ile gözlük camını aldığı, bu camın bedelinin de SGK tarafından ilgili optik firmasına ödendiği olayda, sanık …’ın sağlık karnesini kullandığı kişinin kadın olması, sağlık karnelerinde fotoğraf bulunması sebebi ile karne açılıp bakıldığında karnenin bir kadına ait olduğunun ilk bakışta anlaşılabilecek olması, sağlık muayenesini yapan kişinin denetleme olanağının ortadan kaldırılmadığı,…devlet hastanesinde göz doktoru olarak çalışan sanık …’ün ise devlet hastanelerindeki yoğunluk, gözlük reçetelerinin sağlık karnesine değil ayrı bir reçete kağıdına yazılması, sağlık karnesinin giriş kaydı yapanlarca denetlenmesi gerektiği gerekçeleriyle suç kastı ile hareket ettiği yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … … ve katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.