YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66261
KARAR NO : 2012/7097
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
Hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/03/2011 tarihli ve 2010/12507 soruşturma, 2011/1325 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Söke Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 26/04/2011 tarihli ve 2011/445 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.08.2011 gün ve 2011/10581/43387 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve 2011/270884 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Sembol Yapı Kooperatifi ve Sembol Sitesi Kat Malikleri Kurulunun yöneticisi olan şüphelinin, sitenin kapılarından birini usulsüz kapattığı, gereksiz ve usulsüz harcama yaptığı, site bekçisine yönetim kurulu kararı olmadan maaş ödemesi yaptığına dair müştekinin iddiaları ile ilgili herhangi bir delil toplanmadığı, alman bilirkişi raporunda defter ve belgelerin tutulmasında site yönetiminin kusurunun bulunmadığı ancak diğer iddialar yönünden uzman kişilerce inceleme yapılmasının uygun olduğunun belirtilmesine rağmen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kovuşturulmaya yer olmadığına karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Söke Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 26.04.2011 gün ve 2011/445 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.