Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66278 E. 2013/9899 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66278
KARAR NO : 2013/9899
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezaların nevi ve miktarı itibariyle sanıklar müdafiilerinin duruşma isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın sanık …’dan aldığı borç karşılığında 24.04.2006 düzenleme,24.05.2006 ödeme tarihli, alacaklısı o tarihte sanık …’nın eşi olan sanık …’un olduğu 1.500 TL bedelli bono tanzim ederek sanık …’ya verdiği, katılan …’ın ise kefil olarak imza attığı, ödeme günü geldiğinde katılan …’ın annesi olan tanık…’nın sanık … ile birlikte Ziraat Bankasına gidip kredi çekerek kızının borcunu sanık …’a ödediği, sanık …’un asıl senet yerine 04.08.2007 düzenleme ve 04.06.2007 ödeme tarihli, alacaklısı sanık … olan başka bir senedi tanık…’ya verdiği, sanık …’un asıl senedi ise icraya vererek katılanlar hakkında takip başlattığı ve bu şekilde sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; sanık …’nın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçu kabul etmeyip söz konusu sahte senedi eşi olan sanık …’a nasıl senet düzenleneceğini göstermek amacıyla kendisinin taslak olarak hazırladığını, sanık …’un bu taslak senet ile katılan …’ın yanına gidip asıl senedi düzenlediklerini, senedin bedelini almadıklarını bu nedenle icraya verdiklerini beyan etmesi, katılan … tarafından sanık …’nın cep telefonuna gönderildiği iddia olunan mesajlarda katılan …’ın suça konu sahte senedin sanık … tarafından bürosunda unutulduğunu yazması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle katılan …’tan söz konusu mesajları kendisinin yazıp yazmadığının sorulması, mesaj gönderilen cep telefonu numarasının katılan …’a ait olup olmadığı araştırılarak, katılan … ve sanık …’ya ait cep telefonlarıyla suç tarihinde yapılan görüşme ve mesajlara ilişkin telefon kayıtlarının getirtilip incelenmesi, gerekirse bilgisayar teknikeri…’ün duruşmaya çağrılarak dinlenilmesi; tanık…’nın Ziraat Bankasından kredi çekip borcu ödediğini ve yanında tanık …ün olduğunu ifade etmesi karşısında, tanık…’nın hangi tarihte, hangi banka şubesinden ne kadar kredi çektiği araştırılarak tanık Metin’in duruşmaya çağrılıp dinlenmesinden sonra toplanan tüm delilere göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.