Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66283 E. 2013/9902 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66283
KARAR NO : 2013/9902
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Emniyeti Suistimal
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirketle aralarında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca sigorta acenteliği yapan sanığın, sözleşme gereği tahsil ettiği primleri komisyon ve vergiler düşüldükten sonra en geç ertesi haftanın son iş günü katılan şirkete intikal ettirmekle yükümlü olmasına rağmen 41.180,50 TL’yi uhdesinde tuttuğu ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle sanığa ait şirket tarafından düzenlenen poliçe örnekleriyle her iki sigorta şirketinin muhasebe kayıtları getirtilerek konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip sanığın bedelini tahsil edip de katılan şirkete ödemede bulunmadığı poliçe olup olmadığı, var ise ne kadarlık poliçe bedelini uhdesinde tuttuğunun tespitiyle, poliçe bedellerinin ödenmesi hususunda katılan şirket tarafından sanığa ihtarname gönderilip gönderilmediği, ayrıca sanığın savunmasında beyan ettiği katılan şirket yetkilileriyle sözleşme dışında ödeme süresinin 60 gün olduğu hususunda anlaşma yapıp yapmadığı da araştırılarak, 21.06.2005 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedilmiş olması karşısında, sanığın bedelini tahsil edip de ödeme yapmadığı en son poliçe tarihinin kesin olarak tespit edilip alınacak rapor ile toplanan delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, katılan şirket tarafından sanığa ihtarda bulunulmadığından ödemelere ilişkin zımni bir kabul bulunduğu ve uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğundan bahisle eksik inceleme,yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.