Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66291 E. 2013/10893 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66291
KARAR NO : 2013/10893
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Saruhanlı ilçesi Akbank Şubesinde bulunan maaş hesabına ait internet bankacılığı kullanılarak Alaşehir’de bulunan ve beraat kararı verilen diğer sanık …’nin Akbank hesabına 970 TL para havale edildiği, para havalesinden iki dakika sonra Alaşehir Akbank ATM’sinden paranın çekildiği, söz konusu internet bankacılığının kullanıldığı bilgisayarın IP numarasının sanık …’e ait olduğu ve bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın savunmasında, Alaşehir’e hiç gitmediğini, evinde internet bağlantısı olduğunu ancak atılı suçu işlemediğini, 2006 yılında bilgisayarına virüs girdiğini ve bakım yaptırdığını beyan etmesi, beraat eden sanık …’in ise olay günü hesabında para olup olmadığını kontrol etmek için ATM’ye giderek baktığını, yanına tanımadığı bir kişinin geldiğini, bu kişinin havale yapmak için kendisinden hesap numarasını istediğini, hesap numarasını verdiğini, telefonla görüşme yapan bu kişinin kısa bir süre sonra ATM’den 1.000 TL civarında para çektiğini ifade etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle sanığın suç tarihinde cep telefonuyla yaptığı görüşmelere ilişkin kayıtların getirtilerek sanık …’in ifadelerine göre, sanığın Alaşehir’de bulunan bir kişiyle görüşüp görüşmediği ve baz istasyonu tespitiyle sanığın suç tarihinde Alaşehir’de olup olmadığı tespit edilerek, Alaşehir’de olması durumunda diğer sanık …’le yüzleştirme yapılması ve işlem yapılan bilgisayar IP numarasının sabit olup olmadığı ve bu numara üzerinde oynama yapılıp yapılamayacağı araştırılıp, internet vasıtasıyla başkasına ait IP numarasının kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin uzman bir bilirkişinden rapor aldırıldıktan sonra toplanan tüm delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın, katılanın internet bankacılığı hesabına girerek diğer sanığa para göndermesi şeklinde gelişen eylemin TCK’nın 142/2-e maddesindeki “Bilişim Suretiyle Hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.