YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66294
KARAR NO : 2013/10062
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa Teşebbüs
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kullandığı …3430 no’lu cep telefonunun …0096 no’lu cep telefonu ile aranıp, kendisini Başkomiser …. olarak tanıtan bir şahsın, bir soruşturma çerçevesinde on ayrı telefon hattına kontör yüklenmesi gerektiğini belirtmesi ve fakat katılanın şüphelenmesi sonucu haksız menfaatın elde edilememesi, arayan telefon numarasının sanığa ait olduğunun tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin “dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;Katılandan önce kızı …’nın, o tarihte babası adına kayıtlı olan …0014 no’lu cep telefonunun arandığı, polis tarafından arandığı izlenimi yaratılıp çeşitli gerçek dışı söylemlerle elde edilen …6028 no.lu kredi kartından, sanal ortamda, ……. Ltd’den on altı GSM hattına (tamamı yabancı kişiler adına kayıtlı) toplamda 1.120 TL’lik kontör yüklemelerinin yapıldığı, bu adli vakıanın Ankara C. Başsavcılığının 2008/94213 Hz. no’sunda soruşturulduğu, aynı gün çok yakın saatlerde bu kez …3430 no’lu katılanın cep telefonunun arandığı, sanık adına kayıtlı olduğu anlaşılan …0096 no.lu hattan arayan kişinin on ayrı GSM hattına kontör yüklenmesini istediği ve fakat katılanın daha önce kızının kendisini araması nedeniyle durumdan şüphelenip olayı polise iletmesi sonucu haksız yarar sağlanamadığı, sanığın talimat yoluyla alınan savunmasında; cep telefonunun kendisine ait olmadığını, olayda kimlik bilgilerinin kullanılmış olabileceğini belirtmesi karşısında;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti amacına yönelik olarak; Ankara C. Başsavcılığının 2008/94213 Hz. sayılı evrakın akıbetinin sorulması, dava açılmış ise dosyasının getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, …0096 no’lu hattın açılışında kullanılan nüfus cüzdanının suç tarihinde ve halen sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının, nüfus cüzdanındaki fotografın sanığa ait olup olmadığının tespiti, “kayıptan verilme” nüfus cüzdanının talep-teslim belgesinin ilgili Nüfus Müdürlüğünden istenmesi, abonelik sözleşmesinin hangi bayiinden yapıldığının öğrenilmesi, katılandan kontör yüklenmesi istenilen hatların kimler adına kayıtlı olduğunun sorulması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince ugyulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.