Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66297 E. 2013/10065 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66297
KARAR NO : 2013/10065
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;….. Ltd. yetkilisi olan sanığın, ticari ilişki çerçevesinde şirkete ait hesaptan alınma çek karnesine dahil 22.3.2007 ve 1.4.2007 keşide tarihli iki ayrı çek yaprağını, üçüncü bir şahsa düzenletip, sahte-taklit keşideci imzası attırıp şikayetçilere vererek, sonrasında çeklerin rızası dışında boş olarak elinden çıktığından bahisle çeklerin iptali için mahkemeye başvurarak haksız kazanç elde etmesi eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak; katılan …’in amcaoğlu olduğu bildirilen müşteki İbrahim’in 28.10.2008 tarihli duruşmadaki beyanı dikkate alınıp sanığa satıldığı ileri sürülen Clio marka aracın alım-satımına ilişkin bilgi-belgelerinin kendilerinden istenmesi, sanığın aşamalardaki değişmez savunma anlatımları nazara alınarak; 18.10.2007 tarihinde temyizen Yargıtay’a gittiği belirtilen …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/113 E – 311 K. sayılı

dosyası ile … C. Başsavcılığının 2008/39646 (38) hazırlık no’suna kayıtlı “…” dosyasının akıbetlerinin öğrenilmesi, 22.3.2007 keşide tarihli çek yaprağının 2. ve 3. cirantası olarak görünen …ve M. …’ın ve polisin düzenlediği 16.10.2007 tarihli tutanak içeriğinden hareketle …’in kardeşi…’nin iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu iki ayrı çekin ön yüzlerindeki “yazı ve rakamların” sanık, müşteki, katılan, tanık Hasan Dede veya cirantaların eli ürünü olup olmadıklarının uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi, sanık tarafından kayıp-çalıntı ihbarı öncesi kullanıldığı savunulan aynı karneye ait on adet çek yaprağının akıbetleri hakkında ilgili bankadan bilgi alınması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.