YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66298
KARAR NO : 2013/10067
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Okulları temsil görev ve yetkileri olan okul müdür veya yardımcılarının şikayetçi sıfatıyla duruşmaya çağrılıp beyanlarının alındığı dosya kapsamından anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, özellikle çatı kaplamarında “çinko” kullanılmış okulları tespit edip, altı ayrı okula gidip, okul müdürleri veya müdür yardımcıları ile görüşmesi, ismini açıklayamacağı hayırsever bir vatandaşın mali desteği ile hiç bir ücret talep etmeksizin okulların tamirat-tadilat çatı aktarma-izolasyon işlerini yaptığını söyleyip kendisine güven duyulmasını sağlaması ve çıktığı çatılarda bulunan çinko malzemeleri söküp, çatılarda aktarma, izolasyon yapmaksızın, vaat ettiği sair işleri de, ya hiç yapmayarak ya da yarım bırakarak, çinko malzemeri hurdacılık yapan diğer sanığa satması, bu suretle haksız yarar sağlaması eylemlerinin okulların bağlı olduğu kamu kurumu niteliğindeki Milli Eğitim Bakanlığına karşı “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturğudunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş kapsamında kaldığına, ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.