YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66331
KARAR NO : 2013/9908
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Devlet Hastanesini arayıp kendisini “…” olarak tanıtan sanığın, telefonda karşısına çıkan kişiye tanık… ile görüşmek istediğini söylediği, tanık…’in telefona geldiğinda sanığın Sağlık Bakanlığından aradığını, isminin “…” olduğunu, hastanede çalışan sözleşmeli personel var ise kadroyu boşaltmak için tayinini istediği yere çıkartabileceğini söylediği, tanık…’in hastanede çalışan mağdur …’nin ismini verdiği, bunun üzerine sanığın mağdur …’nin kendisini aramasını istediği, tanık…’in bu durumdan bahsetmesi üzerine mağdur …’nin sanığı aradığı, sanığın mağdura … Postanesine … adına 380 TL havale yapıp dekont numarasını telefonla kendisine bildirirse tayin işlemlerinde yardımcı olaracağını söylediği, ancak mağdur …’nin durumu başhekim olan tanık …’a anlatması sonucu para göndermediği ve sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ısrarla suç tarihinde cezaevinde olduğunu savunmasına rağmen ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarının yazıları ve UYAP kayıtlarına göre sanığın suç tarihinde cezaevinde olmaması, ayrıca sanığın benzer şekilde eylemleri olduğuna ilişkin internet haberleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığın değişik illerde benzer şekilde eylemleriyle ilgili açılmış dava olup olmadığı araştırılarak var ise dosyaların getirtilip incelenmesi ve bu davayı ilgilendiren delil ve belgelerin dosya arasında alınması, sanığa ait posta çeki hesabına suç tarihlerinde havale yapan kişiler olup olmadığının tespitiyle var ise bu kişilerin neden para gönderdiklerinin sorulması, ayrıca sanığın posta çeki hesabına para gönderen Ramazan Keskin’in tanık olarak dinlenmesi, sanığın kullandığı iddia olunan telefon numarası yabancı uyruklu bir kişiye ait olsa da bu telefon numarasından suç tarihinde yapılmış görüşmelere ilişkin kayıtların getirtilip incelenmesi ve ayrıca sanığın suç tarihinde cezaevinde olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, toplanan delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.