YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66348
KARAR NO : 2013/10401
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın suç tarihinden önce yaptığı otobüs yolculuğu esnasında katılanlardan … ile tanıştığı, katılan …’a kendisinde çok sayıda Reşat altını olduğunu, Ahlat’ta yaşayan dul teyzesinin tandır evini kazarken bunları bulduğunu, bunları kendisine ucuz fiyata satacağını, ancak tarihi … kaçakçılığından ceza alabileceklerini, bu nedenle bu konuyu kimseye anlatmamasını söyleyerek ve Ahlat’taki dul teyzesi olarak tanıttığı bir bayanla telefonla görüştürerek ikna edip telefonlarını alarak ayrıldıkları, katılan …’un sanığı telefonla aradığı ve sanıktan numune getirmesini istediği, sanığın götürdüğü gerçek altın olan numuneleri kuyumculara gösteren katılan …’un ikna olduğu, sanıkla birlikte diğer altınları görmeye gittiği, sahte altın küpünün içinden birkaç gerçek altını avuç içine gizleyip çıkararak katılanı kandırdığı, pazarlık sonucu katılan … ile sanık …’nin altınların yarısını 30.000 TL karşılığında satışı konusunda anlaştıkları, mağdur …’un bu miktarda parası olmaması nedeniyle paranın bir kısmını arkadaşı olan diğer mağdur …’tan aldığı, sanığın bu şekilde her iki katılana ait olan toplam 30.000.-TL’yi aldığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.