Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66466 E. 2012/43964 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66466
KARAR NO : 2012/43964
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Tıp Merkezi mesul müdürü ve yüzde 98 ortağı olan sanık …’nın, tanık hastalara yapılmayan tetkik ve tedavileri yapmış gibi sahte sonuç belgeleri düzenleyerek medula sistemi üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura etmek suretiyle kurumu 167.682,30 TL zarara uğrattığı, sanık … …’in farklı bir özel poliklinikte çalıştığı ancak kendisine muayeneye gelen hastaların sağlık karnelerini ilaç yazma bahanesiyle bir süreliğine alarak gitmemelerine
rağmen tedavi için … Tıp Merkezine gitmiş ve yapılmayan tahlil ve tetkikleri yapılmış gibi göstererek sonuç belgesi düzenlettirdiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na bunu fatura ederek kurumu 645,80 TL zarara uğrattığı, eylemin bu şekli ile sanıklar … … ve …’nın bilgisi ve iradeleri dahilinde işlendiği ve devletten haksız yere kazanç sağlandığı, bu suretle kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri, diğer sanıklar … ve … ile …’in, … Tıp Merkezinde çalışan durumunda oldukları ve görevlerinin sadece gelen tıbbi resmi belgeleri işleme koymaktan ibaret olduğu, …’ın ise … Tıp Merkezi’ndeki yüzde iki oranındaki ortaklığının, incelemeye konu tarih aralığının sadece altı aylık bir zaman dilimini kapsadığı ve suç unsuru bir belgeyle bağlantısının olmadığı bu sanıkların diğer sanıklarla fikir ve irade birliği içinde olduklarına dair herhangi bir delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … … ve … müdafiileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.