Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66496 E. 2013/9952 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66496
KARAR NO : 2013/9952
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, hakkında daha önce dava açılan…ile birlikte … oto pazarına dolandırıcılık amacıyla gittikleri ve katılanın aracına alıcı oldukları,…’un sanığı yeğeni olarak tanıttığı, aracı sanığa alacağını söyleyerek fiyat hususunda katılan ile anlaştıkları ve 100 TL kontak parası ödedikleri ve araç için yanlarında bir miktar bilezik bulunduğunu bunun 16.000 TL ettiğini söyleyerek kalan miktar için… ilçesine gitmeleri gerektiğini, burada bir yakınlarından altın alacaklarını ifade ettikleri, daha sonra Noter işi ile uğraşmamak için vekaletname işini de halletmek istedikleri, bu şekilde katılanı ikna ettikleri ve katılanın aracının kayden malikinin sanığa vekaletname vermesini sağladıkları daha sonra hep birlikte…’a gittikleri sanık ile birlikte bir bayanla görüştükten sonra altınları …’ya bir tanıdığa bozduralım dedikleri ve …’ya geldikten sonra bir kuyumcuya gittikleri, kuyumcunun bankadan para çekeyim öğleden sonra alırım dediği katılan ile sanığın parkta beklediği sırada sanığın aracı test etmek için aracın anahtarını istediği ve olay yerinden ayrıldığı daha sonra katılanın yanına dönmedikleri, katılana parasını ödemedikleri ve arabayı hemen sanığın eniştesi olan…a noter satışı yaparak devrettikleri şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.