Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66525 E. 2013/9748 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66525
KARAR NO : 2013/9748
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, 10.01.2006 günü açık arazide keçilerini otlatmakta olan katılan …’in yanına giderek ona keçi aradığını söylediği, katılanın da kendisinde keçi olduğunu ve koyunlarla değiştirebileceğini belirtmesi üzerine katılandan 125 adet keçiyi teslim aldığı ve katılana 60 adet keçi ve 3000 TL. para getireceğini söylediği, keçileri teslim alırken 400 TL peşin para ile vade tarihi 11.01.2006, miktarı ise 3000 TL olan ve yine vade tarihi 12.15.2006, miktarı 8750 TL bedelli olan düzenleme tarihi ise olmayan ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, kambiyo senedi niteliğinde bulunmayan 2 adet belgeyi katılana verdiği, daha sonra sanığın katılana 60 adet koyun getirmediği gibi, ödeyeceğini söylediği 3000 TL’yi de ödemediğinin iddia edildiği olayda, sanığın borcuna karşılık verdiği senetlerden birini geçmiş vadeli olarak düzenleyip, diğerine de imkansız tarih yazmak suretiyle iki adet senedi tanzim ederek katılana verdiği, daha sonra da senet bedellerini ödeme çabası içerisine girmediği hususları dikkate alınarak, sanığın başından itibaren hileli hareketlerle katılanın zararına menfaat temin etmek için dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.