Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66550 E. 2012/7089 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66550
KARAR NO : 2012/7089
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/01/2009 tarihli ve 2008/10153 soruşturma, 2009/134 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 23/12/2009 tarihli ve 2009/952-942 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/08/2011 gün ve 2011/9815/41136 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2011 gün ve 2011/273960 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’nda birlik organında görev yapanların memur gibi cezalandırılacaklarına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve şüphelinin memur olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Manavgat Çevre Koruma Turizm Altyapı Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinin tüzüğü incelenerek 5355 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu tüzel kişisi olup olmadığı, görevi ve yükümlülükleri bakımından kamu gücüne ve kanunlarına dayanıp dayanmadığı belirlenerek şüphelinin kamu görevlisi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
24.10.2008 tarihli şikâyet dilekçesindeki anlatıma, Manavgat C. Başsavcılığınca düzenlenen 11.01.2009 günlü Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar içeriğine ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.