YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66679
KARAR NO : 2013/9694
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan Gürler Süt ve Gıda Ürünleri Pazarlama Limited Şirketi’nin sorumlusu olan …’in, … …nda bulunan… Süt Ürünleri Limited Şirketi’ne krema göndermek için … Nakliyat isimli nakliye şirketinden kamyon istediği, söz konusu nakliyat şirketinin sanığın kullandığı… plakalı aracı katılanın şirketine gönderdiği, sanığın, katılan şirketten 2.471.6 kg ve piyasa değeri 7.000 TL olan kremayı araca yükleterek 19/01/2006 tarihinde yola çıktığı, malı ertesi gün … …ndaki firmaya teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Talimatla ifadesi alınan ve farklı yargı çevresinde başka suçtan hükümlü olan sanığın yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması, esas mahkeme huzurunda ifade vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmaması nedeniyle, savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceğinden, bu gerekçeyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “100 gün”, “83 gün” ve “1.660 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80 TL” adli para cezası ibaresinin ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesiyle ilgili bölüme “TCK.nun 50/1-a maddesi gereğince” ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.