Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66705 E. 2013/10973 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66705
KARAR NO : 2013/10973
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şiran Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan başka soruşturma kapsamında yakalanan … isimli şahsın Şiran Adliyesine getirildiği, sanığın, adliye önünde tanıştığı mağdura, eşi …’ın Cumhuriyet Başsavcılığınca çalışan zabıt katibi olduğunu, mağdurun gelinin tahliyesinde ve tahliyesinin hızlandırılması konusunda yardımcı olabileceğini söyleyerek, …’un tahliyesinden sonra mağdurdan 1000 TL para istediği, mağdurun PTT kanalıyla sanığa 600 TL gönderdiği anlaşılmakla, eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Sanık müdafii, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK ‘nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanıp uygalanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.