YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66780
KARAR NO : 2013/10135
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın aracının camına satılık ilanı yapıştırdığı, sanığın kendisini telefon ile arayarak aracı satın almak istediğini söyleyerek adresini verdiği, katılan sanık ile buluştuğunda, sanığın yanında bulunan ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen … …isimli bayanın aracı satın almak istediğini söylemesi üzerine pazarlık yaparak 5800,00 TL’ye anlaştıkları, …’ın aracı tamirciye göstermek için ayrılmasına rağmen geri dönmemesi üzerine sanığın çek ile aracın bedeli ödeyebileceğini söylediği, suça konu 4.900. TL bedelli çeki verdiği, katılan ile banka şubesine gidip dışarıda beklediği, katılanın çekin tedavülden kalktığını öğrenmesi üzerine dışarı çıktığında, sanığın ortadan kaybolduğunu gördüğü, aracın yaklaşık üç ay sonra sanıktan ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen eylemde banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması ve TCK’nun 158/1-f-son maddesi gereğince adli para cezası belirlenirken suçtan elde edelin haksız menfaatin iki katı olarak 490 gün yerine eksik ceza tayini ile 460 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.