YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66878
KARAR NO : 2013/9763
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Müştekinin eşiyle birlikte geçirmiş oldukları trafik kazası nedeniyle getirildikler… Acil Servisi’nde hastanın tedavi edilebilmesi için eşyalarının teslim alınmasının gerekmesi üzerine acil servis sekreteri olarak görev yapan temyize gelmeyen sanık …’ın müştekinin eşine ait 1 adet küçük kare şeklindeki altın kolyesini, 1 adet altın alyansını, 1 adet ince altın yüzüğünü ve 1 adet kol saatini başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tutanakta teslim alıp, sekreter masasının altında bulunan çelik kasaya koyduğu, ertesi sabah saat 08.00’de sekreterlik nöbetini sanık …’a devrederken durumu izah ederek ayrıldığı, şüpheli …’ın ise kasadaki eşyaları kontrol etmeden nöbeti devraldığı, müştekinin taburcu edildiği 19.11.2008 tarihinde söz konusu ziynet eşyalarının tutanakta yazılı olduğu halde kasadan çıkmadığı ve müştekiye teslim edilemediği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün”, “75 gün” ve “1.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.