YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67029
KARAR NO : 2013/10481
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in kiracısı olduğu müştekinin çeşitli rahatsızlıkları olması nedeni ile onun işlerine yardımcı olmak sureti ile kendisine … verdiği ve alacaklısı sanık … … olan 350.000 TL’lik ve alacaklısı … olan 305.000 TL’lik senetleri müştekiye imzalattığı ayrıca bu senetlere dayanak olarak gayrimenkul satış sözleşmeleri düzenledikleri, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine senetleri icraya koyarak takipte bulundukları yine 01.07.2006 kira başlangıç tarihli 6 yıllık kira parasının peşin alındığına dair sahte kira kontratosu ve aynı tarihli alındı ibraname imzalattıklarının iddia edildiği somut olayda; icra dosyalarından çıkartılan ödeme emri ekli tebligatların müştekinin eşine ve müştekiye bizzat tebliğ edildiği ve müşteki tarafından icra dosyalarına mal beyanı dilekçesi verildiği icra tebligatlarının alınmasından sonra … 12. Noterliğinde müştekiye ait aracın …’e satış ve devir işleminin yapıldığı ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre müştekinin algılama yeteneğinin zayıflamadığı, algılama yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya bunama halinin saptanmadığı anlaşılmakla sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla beraat kararı verilmesine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen katılan vasisi vekili, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.