YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67123
KARAR NO : 2013/10678
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılanın kardeşi olan tanık … … ile tanışan ve kendisini gümrük kolcusu olarak tanıtan sanığın, katılana Gümrük Müdürlüğüne eleman alınacağını, orada tanıdıkları olduğunu, bunun için 2.000 TL para gerektiğini söyleyip katılanı inandırdığı, ondan ikametgah belgesi, nüfus cüzdanı sureti, sağlık kurulu raporu gibi belgeleri ve 1.500 TL’yi hemen aldığı, katılanın geri kalan 500 TL’yi ise sanığın Ceyhan Ziraat Bankası Şubesindeki hesabına dört ayrı tarihte kısım kısım gönderdiği, vaat edilen işin yapılmaması üzerine de katılanın kandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, katılan ile ilk yaptığı görüşmede işe yerleştirme karşılığında toplam 2.000 TL’ye anlaşması ve bu paranın 1.500 TL’sını peşin, kalan 500,00 TL’sını ise dört ayrı havale yoluyla almasına göre, eylem tek suç oluşturduğu halde uygulanma şartları oluşmayan TCK’nun 43. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.