Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67160 E. 2013/10268 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67160
KARAR NO : 2013/10268
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

1) Katılan vekilinin sanıklardan … ve … haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
İddianamede açıkça belirtildiği üzere sanıklardan … ve … haklarında açılan kamu davaları katılanlar … ve …’e yönelik işlendiği iddia olunan suçlara ilişkin olmadığı gibi,16/12/2008 tarihli duruşma zaptının 7. sayfasında bulunan ara kararından anlaşıldığı gibi şikayetçiler … ve …’ün sadece sanıklardan … ve … haklarındaki kamu davaları için katılan sıfatını aldıkları,şikayetçiler … ve …’ün sanıklardan … ve … haklarında açılan kamu davaları için katılan sıfatını almadıkları anlaşıldığından, CMK 242/1 madde gereğince kanun yoluna başvurma … katılana ait olduğundan, sanıklardan … ve … haklarındaki kamu davaları yönünden katılan sıfatını almamış olan ve katılma isteğinde de bulunmamış olan şikayetçiler … ve …’ün sanıklardan … ve … haklarındaki hükümlere yönelik kanun yoluna başvurma hakları bulunmadığından şikayetçiler … ve … vekilinin sanıklardan … ve … haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Katılan vekilinin sanıklardan … ve … haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ün hayvan besiciliği işi için arazi kiralamak istemesi üzerine kiralama işlemlerini yürütmek amacıyla sanık … ile anlaştığı ve Hazine’den 49 yıllığına bu yerin kiralanması konusunda anlaşma sağladıkları, sanık …’in takip ettiği bu işlemlerde sanık … ile birlikte hareket ettiği, anlaşma ücreti olarak 150.000 TL’ye anlaşıp bu bedelin 50.000 TL’lik kısmını katılan …’in sanıklardan Muammer’e havale ettiği, katılan …’ın katılan …’ün ortağı olup hazineden arazi kiralanması konusunda sanıklarla anlaştığını söylemesi üzerine kendisinin de görüşmek istediği, sanıklarla görüşmesi esnasında bahsettikleri arazinin dedikleri fiyata kiralanmasının mümkün olmadığını düşünerek kabul etmediği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda sanıkların katılan … ile aralarında yaptıkları protokol uyarınca mal müdürlüğüne başvurarak kiralama işlemlerine yaptığı, işlemlerin ihale aşamasında olduğu anlaşıldığından taraflar arasında ihtilafın konusunun hukuki mahiyette olduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.