YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67221
KARAR NO : 2013/10764
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin kullandığı … no.lu cep telefonunu … numaralı telefondan arayan sanığın müştekiye kendisini başkomiser … … olarak tanıtarak “hakkınızda suç duyurusu var, sizin telefonunuzdan savcı beyin hanımına küfür edilmiş, senin telefon numaran kopyalanmış, telsime aktarılmış, bu adamı bulmamız için 8 adet 250 kontörlük kart gerekiyor, biraz acele et, sistem çökecek” demesi üzerine, müştekinin de sanığın istemiş olduğu kontörleri alarak gönderdiği somut olayda;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliklerinden getirtilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenirliğini de denetlemek durumundadırlar.
güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında dosya içersinde bulunan ve hükme esas alınan sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılı’nın soruşturma evraklarının onaysız fotokopi olduklarının anlaşılmış olması karşısında; bu evrakların asılları ya da onaylı suretleri getirtilip dosya içerisine konmadan onaysız evraklara dayanılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmolunması
2-Sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılı’nın bahse konu soruşturma dosyasında, dolandırıcılık suçu işlemek amacıyla örgüt kurmaktan soruşturma yapıldığının anlaşılması karşısında; bahse konu dosyanın akıbeti araştırılarak sanık hakkında dava açılıp açılmadığı tespit edilip, mükerrer yargılamanın önüne geçmek açısından örgütsel kapsamda işlediği iddia edilen dava konusu olaydan dolayı cezalandırılma talebinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturma sonucunda soruşturma dosyasının şüphelilerinden olan sanığın yakalandığında üzerinde müştekiyi arayan … nolu sım kartın üzerinden çıktığı, bu hususun İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin düzenlediği tutanaktan anlaşıldığı kabul edilmişse de , dosya içindeki soruşturma belgeleri arasında suça konu hattın sanığın üzerinden çıktığına dair belge ya da tutanağa rastlamaması karşısında; bahse konu tutanak aslı ya da onaylı örneği getirtilmeden, suça konu hattın başka şahıs adına kayıtlı olması karşısında bu husus araştırılıp, sanık ile irtibatı tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.