YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67247
KARAR NO : 2012/7885
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
Dolandırıcılık suçundan sanık … ‘ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 504/7, 61, 522 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6. maddeleri uyarınca 2 ay 20 gün ağır hapis ve 46,666 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına dair Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 30/04/2001 tarihli ve 2000/233 esas, 2001/183 sayılı kararının infazı sırasında, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, 5352 sayılı Kanunun geçici 2 ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 95. maddesindeki esasen vaki olmamış sayılmasına ilişkin 5 yıllık sürenin 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce dolduğundan bahisle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanamayacağında talebin reddine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2010 tarihli ve 2010/1001 değişik … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/08/2010 tarihli ve 2010/1032 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/05/2011 gün ve 2011/5736/26601 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/06/2011 gün ve 2011/203556 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2010 tarihli ve 2010/1001 değişik … sayılı karan ile ilgili olarak;
08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alınmadan hükümden sonra yürürlüğe giren hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin her ne kadar usul kanununda düzenlenmiş olsa da maddi hukuka ilişkin bir düzenleme olduğu cihetle, koşullan oluşup oluşmadığının tartışılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesinin zorunluluğunun gözetilmemesinde,
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/08/2010 tarihli ve 2010/1032 değişik … sayılı karan ile ilgili olarak,
Hükmün kesinleşmesinden sonra 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi ile yürürlüğe giren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin tartışılmasının takdir hakkının kullanılmasını gerektirdiği ve dolayısıyla duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5728 sayılı yasanın Geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmü getirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün, 2009/9-91 esas 2009/212 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, genel bir ilke olarak objektif koşulların (mahkûmiyet hükmü olması, suç niteliği ve ceza miktarı ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama) değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların (sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının) değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.
Dosyada mevcut sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde ise; 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılan ve adli sicil kaydından silinme koşulları oluşmuş mahkûmiyetinin bulunduğu görülmekle birlikte erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemeler uygulanma şartları ile doğurduğu sonuçlar itibariyle birbirinden farklı kurumlardır.
Objektif koşulların varlığı halinde mahkemece subjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiğinden ve subjektif koşullara ilişkin değerlendirmenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında belirtildiği üzere duruşmalı inceleme ile yapılması zorunlu bulunduğundan, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince duruşmalı inceleme yapılmayıp dosya üzerinden karar ittihaz edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden subjektif koşulların değerlendirilmediği ve bu karara karşı yapılan itirazın da mercii Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2010 tarih ve 2010/1032 D. … sayılı kararıyla reddedildiğinin anlaşılması karşısında kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden itiraz üzerine Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.08.2010 gün ve 2010/1032 değişik … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.