YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67253
KARAR NO : 2012/7894
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
Nitelikli dolandırıcılık, suç örgütü kurmak ve üye olmak suçlarından şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/04/2010 tarihli ve 2009/10577 soruşturma, 2010/4100 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki … vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne dair Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 31/05/2010 tarihli ve 2010/660 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/06/2011 gün ve 2011/7254/31736 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve 2011/225544 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki … vekili Avukat … imzalı 25/03/2009 tarihli dilekçe ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunda özetle, ulusal basında yer alan haberlere de yansıdığı üzere, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olan … San. Tic. A.Ş ile … İnşaat Mühendislik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen sözleşme neticesinde, İSFALT şirketinin (dolaylı olarak da İstanbul Büyükşehir Belediyesinin) zarara uğratıldığı, … adlı şahsın şirketi konumundaki … şirketinden, İSFALT şirketine teknik yardım adı altında getirtilen uzmanlar ve kaliteli asfalt karşılığı kamu kaynaklarının aktarılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilmiş, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada, bilirkişiler Prof. Dr. …., Doç Dr. …. ve Mali Müşavir … tarafından hazırlanan 01/04/2010 tarihli rapora göre, İsfalt A.Ş. açısından herhangi bir zararın oluşmadığının, yapılan harcamalar karşılığında yeterli ve gerekli hizmetin alındığının bildirilmesi sebebiyle İsfalt A.Ş. Genel Müdürü …, İsfalt A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı … ve … Ltd. Şti. sahibi … haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, bu karara müşteki … vekili Avukat … tarafından yapılan itirazın, merci Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca, şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddiaların değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş ise de,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173/1. maddesinde yer alan, “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu karan veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, ihbar zedelenmediği cihetle itiraz hakkının bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/06/2010 tarihli ve 2009/16787 esas, 2010/7000 sayılı ilamında belirtildiği üzere, toplumdaki demokratik düzenin sağlanması açısından adalet hizmetinin verilmesinin, Devletin temel görevi olduğu, Devlete ait olan adaletin gerçekletmesi görevinin halka karsı bir görev olmakla birlikte, Devletin adalet mekanizmasını harekete geçirmesini istemek konusunda her vatandaşın genel bir talep hakkı olmayıp, vatandaşın bu konuda hak sahibi olması için özel bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğu, ceza muhakemesi hukukunda da bu hakkın ancak suçtan zarar görene tanınmış olduğu dikkate alındığında, itirazın bu yönden reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.07.2008 gün ve 2008/9-95 Esas,2008/195 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bir olayda suçtan zarar göreni belirlerken, sanığa yüklenilen ve cezalandırılması istenilen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişinin ceza kovuşturması konusundaki isteğini göz önünde tutmak ve bu haklı görüldüğünde kişiye suçtan zarar gören niteliği tanımak gerektiği ifade edilmiş ise de devletin, egemenlik hakkından … cezalandırma görevi bulunmaktadır. Toplumdaki demokratik düzenin sağlanması açısından adalet hizmetinin verilmesi, Devletin temel görevlerindendir. Devlete ait olan adaletin gerçekleşmesi görevi halka karşı bir görev olmakla birlikte, Devletin adalet mekanizmasını harekete geçirmesini istemek konusunda her vatandaşın genel bir talep hakkı olmayıp, vatandaşın bu konuda bir hak sahibi olması için özel bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Ceza muhakemesi hukukunda da bu hak ancak suçtan zarar görene tanınmış olup, somut
olay bakımından Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın anılan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı itiraz yetkisi ancak suçtan zarar görene aitdir.
Somut olay açısından, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın anılan kararına karşı başvuruda bulunan … vekilinin, işlendiği ileri sürülen nitelikli dolandırıcılık, suç örgütü kurmak ve üye olmak suçları nedeniyle açık bir hakkı zedelenmediği cihetle, suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, vaki isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup, mercii kararının bu yönden bozulması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına vaki başvurunun, müşteki …’in suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı gözetilerek reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen 27.04.2010 gün ve 2009/10577 soruşturma, 2010/4100 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’nın 31.05.2010 gün ve 2010/660 değişik … sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.