YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67258
KARAR NO : 2012/7890
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/08/2010 tarihli ve 2010/175 soruşturma, 2010/231 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2010 tarihli ve 2010/919 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/06/2011 gün ve 2011/8533/36165 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/08/2011 gün ve 2011/241835 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki … vekilinin 22/03/2010 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, şüphelinin müvekkiline ait araziyi kiralamış gibi göstermek için, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği kira sözleşmesine müvekkilinin yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenlediğini ve bu belgeyi Tarım İlçe Müdürlüğüne vererek doğrudan gelir desteğinden yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, yine bu belgelerin düzenlenmesi sırasında köy muhtarının da gerçeğe aykırı düzenlediği belgeler var ise hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını iddia etmesini müteakip, Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin ifadesi ile köy muhtarı ve ihtiyar heyetinden oluşan tanıkların ifadelerine dayanarak, kira sözleşmesinin gerçeğe aykırı olmadığı sonucuna varılıp, müştekinin soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde gerçeğe aykırı kira sözleşmesi oluşturulmasında dahil olan diğer kişiler hakkında da işlem yapılmasını talep etmiş olması karşısında, imza incelemesi yaptırılmadan, bu kişilerin tanıklıklarına istinaden suçun oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği, elde edilecek bilgi ve belgeler ışığında şüphelinin hukuki durumunun kamu davasını görecek mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 20.11.2010 gün ve 2010/919 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.