YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67354
KARAR NO : 2013/10990
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Sarsılmaz Silah Sanayi A.Ş. adına çalıştığını söyleyerek Tatvan Özel Harekat Tabur Komutanlığına geldiği, burada müşteki ile tanıştığı, müştekiye Sarsılmaz Silah Sanayii A.Ş. adına tanzim edilmiş 1518 ve 433 seri nolu sözleşmeyi imzalattığı, sözleşmeye göre sanığın müştekiye Kamalong marka 2.300,00 TL. değerinde bir silah temin etme taahhüdünde bulunduğu ve müştekiden 200,00 TL aldığı, hazırlanan taksit çizelgesine göre müştekinin borcunu 12 taksitte ödeyeceği, ancak sanığın bir süre sonra müştekiyi arayarak nisan ayında izne ayrılacağını, bu nedenle 300,00 TL. daha para göndermesi halinde evraklarını elden takip edeceğini ve silahını Nisan ayında teslim edebileceğini söyleyerek müştekiden 300,00 TL. daha aldığı böylece sanığın adı geçen şirketin çalışanı olmadığı halde kendisini şirket çalışanı, pazarlama elamanı olarak tanıtıp müştekiyi kandırarak müştekiden haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği somut olayda;sanığın aşamalarda Sarsılmaz Silah Sanayi A.Ş.’de bir süre pazarlama elemanı olarak çalıştığını ısrarlı bir şekilde savunarak buna ilişkin belgeler sunması, müştekinin “firmayı aradığımda sanığın 19.02.2007 tarihinde işten ayrıldığını söylediler” şeklinde beyanda bulunması, adı geçen şirketin 28.05.2007 tarihli yazısında sanığın suç tarihinde şirkette çalışıp çalışmadığı konusunda dosyada bilgi bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından,sanığın suç tarihinde şirketin çalışanı olup olmadığı, çalışanı ise görevinin ne olduğu,silah satma ve adına para tahsil etmeye yetkili olup olmadığı ve kendisine şirket tarafından kimlik kartı ve şirket dökümanlarının verilip verilmediği konularında şirkete sorulmak suretiyle ayrıntılı araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.