YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67376
KARAR NO : 2013/11100
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Denizli S.S.K Sigorta İl Müdürlüğü’nün 011056615.20 sicil sayılı dosyasında işlem gören sanıklar … ve …’e ait işyerinde çalıştığı bildirilen 2001200507427 sigorta sicil numaralı sanık … …’in, fiilen işyerinde çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterilerek sahte dönem bordrosu düzenlendiği, yine sanık …’in işveren tarafından verilen vizite kağıdına istinaden hastanede doğum yaparak sağlık yardımı aldığı ancak sigortalılığının fiili olmadığı tespit edilince raporlu olduğu süreler için geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmediği, sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin fikir ve eylem birliği içerisinde kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda; sanık … …’in diğer sanıklar … ve …’in yetkilisi olduğu işyerinde fiilen çalışmadığını, ayrıca servis hizmeti verilmediğini iddia eden … ile 05.08.2005-14.12.2005 tarihleri arasında sanıkların yetkilisi olduğu şirkette çalışan işçiler ile usulüne uygun olarak belirlenecek komşu işyeri çalışanları tanık sıfatıyla dinlenip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.