Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67492 E. 2013/10846 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67492
KARAR NO : 2013/10846
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz istemine yönelik incelemede;
Duruşmaya katılan Cumhuriyet Savcısını 24.03.2011 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 07/04/2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz istemine yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanın yetkilisi olduğu şirketten aldığı ürünlere karşılık şirketinden SGK kayıtlarına göre çalışmayan ancak kendisinin işyerinde çalıştığını beyan ettiği Dursun Sert isimli kimlik bilgileri bilinmeyen kişinin keşide ettiğini söylediği M 7162426 ,M 7162426, M 7162427, M 7162428, M 7162429, M 7162430 ve M 7162431 seri numaralı ve 12.000 TL bedelli çekleri verdiği, bu çeklerden M 7162426 seri numaralı çekin bankaya ibraz edildiğinde ödemeden men talimatı nedeniyle karşılığının ödenmediği, diğer çeklerin ise karşılığının bulunmadığından ödenmediği, böylece sanığın 6 adet çeki her nasılsa çek keşide etmeye yetkili olmayan kişiye imzalatıp katılana verdiği iddia edilen olayda; mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde çeki keşide edenin sanık olduğunun tespit edilmesi ve çekin sanığın şirketine ait olup çek keşide etmeye yetkili şirket sahibi olması karşısında çekte sahteciliğin söz konusu olamayacağı, sahte olmayan çeklerin ticari alışverişte kullanılmasının hukuki ihtilaf kapsamında kalacağı kabul edilerek mahkemenin beraat kararında bu kabulle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.