Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67553 E. 2013/11348 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67553
KARAR NO : 2013/11348
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddia olunan sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
1-Kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyzi incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince; sanık …’in, fiili livata nedeni ile Güroymak Devlet Hastanesi’ne kaldırılan oğlu …’in tedavisi için diğer oğlu …’e ait sağlık karnesini tedavinin yapılması amacıyla ilgili kuruma sunduğu, esasen fiili livata nedeni ile meydana gelen olayın adli nitelikte bir olay olduğu, bu nitelikteki olay nedeni ile mağdur olarak hastaneye getirilen kişiye tedavi hizmetinin acil hizmetler kapsamında ücretsiz olarak yapılmasının zorunlu olduğu, dosya içeriğinde bulunan adli muayene formundan da anlaşılacağı üzere sanığın oğlunu fiili livata olayından dolayı hastaneye getirdiği, sanığın bu eyleminin adli olay olması sebebiyle olayın polise intikal ettirildiği, adli olaylarda herhangi bir sosyal güvenlik belgesine ihtiyaç olmadığı, adli olay olması sebebi ile hastanenin ücretsiz olarak bu hastaya bakmak zorunda olduğu, zaten yapılan müdahalelere ilişkin ücretlerin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı, Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında bu konuda anlaşmanın olduğu, bu nedenle gösterilen karnenin tedavi hizmetini almak için gerekli bulunmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı bulunan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.