YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67607
KARAR NO : 2013/11557
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Eşi ile boşanma davası sürdüğü sırada ayrı yaşayan katılanın yanına gelen aynı zamanda köylüsü olan sanık …’nin ”abi gel, kahvede çay içelim” diyerek sohbete davet ettiği, konuşurken ”abi sen uzun süredir bekarsın, evlenmek ister misin ?” diye sorduğu, katılanın kendisine uygun biri olursa evlenebileceğini söylemesi üzerine tanıdık bir bayan olduğunu söyleyerek telefonu ile arayıp bu bayan ile konuştuğu sırada ”sana bahsettiğim kişi evlenmemiş, duruyor” dediği, telefonu katılana verip bayan ile görüşmesini istemesi üzerine katılanın yüzyüze görüşmek
istediğini söylediği, 29.04.2008 tarihinde sanıklar ile katılanın buluştukları, evlenme meselesini konuştukları, sanıklardan …’nin kendisini … olarak tanıttıktan sonra katılandan teminat olarak 5.000 TL istediği, katılanın miktarı çok bulması üzerine, sanık …’nin katılana emekli olduğunu, gerekirse kendisine kefil olabileceğini söyleyerek 4.000 TL’ye tarafları anlaştırdığı, aynı gün katılanın sanık … ile birlikte bankaya giderek kredi çektiği ve krediye konu 4.000 TL’yi sanık … ile birlikte …’nin evine giderek verdiği, birkaç gün sanık …’nin evinde kaldığı ve ailesi ile tanıştığı, kız kardeşinin gelmesi üzerine sanık …’nin biraz kız kardeşinin yanında kalmak istediğini söyleyerek katılan ile gitmediği, evden ayrılan katılanın daha sonra sanıklara bir daha ulaşamadığının anlaşıldığı olayda, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyetleri yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatlerine dair hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.