YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67613
KARAR NO : 2013/11436
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Muğla ili … Köyü’ndeki evinde yalnız başına yaşadığı, seyyar satıcılık yapan sanığın, suç tarihinde katılanın yanına gelerek ona “bana vergi dairesinden ceza kesilmiş bu nedenle fatura kesmem lazım sana göstereceğim yere imza at, senin adına fatura keseyim” diyerek suça konu 42.050 TL. bedelli senedi katılana imzalattığı, yaşlı ve okuma yazma bilmeyen katılanın iyi niyetle söz konusu bonoyu imzaladığı ancak sanığın, bonoyu icraya vererek katılan hakkında icra takibi başlattığı ve böylece dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında, eyleminin, kamu kurumu niteliğinde olan icra müdürlüğünün araç olarak kullanılması nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.