YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67618
KARAR NO : 2013/11446
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, yargılama sırasında bildirdiği adresinden ayrılmış olması nedeniyle 26.02.2009 tarihinde bu adrese tebliğ edilemediği, kararın aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 11.05.2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın temyiz dilekçesini 11.11.2008 tarihinde mahkemeye verdiği anlaşılmakla, temyiz talebinin süresinde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın müştekiye usulüne uygun olarak tebliğ olduğu, ancak müştekinin temyiz talebinde bulunmadığı; yine 19.10.2008 günlü duruşmada, nüfus kaydı ile birlikte adli sicil kaydı da okunan sanığın, okunan belgelerinin doğru ve kendisine ait olduğunu belirtmesi karşısında, bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Çamlıca … Hastanesi’nde eşi doğum yapan müşteki ile tanıştığı, kendisini polis olarak tanıtıp, eşine kan lazım olduğunu söylediği, bunun üzerine müştekinin aracı ile sanığı Zeynep Kamil Hastanesine götürdüğü, burada kan bulamadığını söyleyince bu sefer Haydarpaşa Numune Hastanesine gittikleri, sanığın hastaneye girip çıktıktan sonra kanı alabilmek için parasının eksik olduğunu söyleyerek bankadan çekip geri ödemek koşuluyla müştekiden 150 TL para alarak hastanenin arka kapısından kaçtığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.