YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67722
KARAR NO : 2013/11367
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanıklar … ve …’in baba-oğul oldukları, katılanla aynı köylü oldukları olay tarihinden önce Dörtdivan İlçesi Yongalı Orman İşletme Şefliği’nin kesim işi olduğu ve katılanla sanıkların aralarında anlaşarak ormandan istihsal işini katılan …’in üzerine aldıkları bu iş için üretim de kullanılmak üzere Dörtdivan ilçesinde tanık …’e ait Akaryakıt istasyonundan veresiye yakıt benzin ve mazot aldıkları karşılığında tanık …’e bedeli doldurulmamış senedi açık olarak … ve … imza ederek verdikleri daha sonra yaklaşık 600-700 TL civarında akaryakıt aldıkları daha sonra ormanın istihsal işi devam ederken aralarında ihtilaf çıktığı ve anlaşamadıkları ancak ortaklaşa aldıkları benzin ve mazot parasının yarısını katılanın önceden ödediği ve daha sonra da sanık … ve …’in giderek tanık …’e kalan bakiye borcu ödedikleri ve senedi aldıkları ve istihsal işinden alacağı olması inancıyla bu senedi diğer tanık muhasebecilik yapan tanık …’a götürdükler 10.500 TL olarak senedi doldukları ve sanık …’in Ziraat bankası Dörtdivan şubesi aracılığı ile senedi tahsile koyduğu iddia edilen olayda;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 gün ve 1988/1-2 sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; katılan tarafından imzalanıp verilen suça konu açığa imzalı senedin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, yazılı belge ile kanıtlanacağı gözetilmeden soyut iddia ve tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1- Dosya kapsamına göre; suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan 65 yaşını bitirmiş bulunan sanık … hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.