Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67851 E. 2013/11339 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67851
KARAR NO : 2013/11339
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Bursa E Tipi Cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu sırada katılan … ile tanıştığı, sanığın ceza evinden tahliye olduktan sonra …’in eşi …’in evine giderek “benim Ankara da hatırı sayılır dostlarım var,savcıları tanıyorum, 450 lira dosya parası verirseniz ben …’i cezaevinden çıkartırım” dediği ayrıca din görevlisi olarak her hafta cezaevine gittiğini söylediği, katılan …’i ikna etmek sureti ile katılanla beraber,Bursa İş Bankası Uluyol Şubesine giderek 435 Lira parayı Ankara da bulunan … adına havale ettiği, sanığın dolandırıcılık suçunu bu şekilde işlediği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili bölümüne, “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’ nın 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.