YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67975
KARAR NO : 2012/8379
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A) Katılanın yazlık olarak kullandığı evin bahçe işlerini ve ev hizmetlerini görme karşılığında iki katında sanık ve ailesinin oturmasına izin vermesi, katılanın yalnız ve varlıklı bir insan olması nedeniyle bu durumundan faydalanmak isteyen sanığın katılanın malvarlığının bir kısmını kendisine haksız olarak geçirme düşüncesi içerisine girmesi, bu bağlamda katılanın hayvan sevgisini bilen sanığın, sitedeki hayvanların yönetim tarafından site dışına atılacağını ve bunun önlenmesi için kendisine imzalı bir belge vermesi halinde bu belgeyi doldurarak hayvanların siteden atılmasını önleyebileceklerini söylemesi, katılanın boş bir kağıda imza atarak sanığa vermesi sonrası, sanığın kağıda bilgisayar ortamında katılanın iki adet villasını sanığa 220.000 ABD Doları mukabilinde sattığına dair metin yazdığı iddia ve kabul olunmasına göre; dosya arasındaki bilgi ve belgelerden suça konu villaların mülkiyetinin halen katılan üzerinde bulunduğu belirlenmesine göre, haksız menfaat elde edilemediğinden suçun tamamlanmadığı hususu gözetilerek, dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayini,
B) 5237 sayılı TCK.nun 61/1-e maddesi uyarınca “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” değerlendirilip orantılılık ilkesi de esas alınarak, temel ceza asgari sınır üzerinde tayin olunması gerektiği halde, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.